30 Haziran 2009 Salı

GÜİZA


güiza son milli maçta attığı 2 gol sonrası gitmek istiyorum demiş. bu adam geçen hatırı sayılır bir bonservis karşılığı 4 yıllık dolgun maaşlı bir sözleşme yaptı fenerbahçe yle. geçen sezon son haftalarına kadar da pek bir varlık gösteremedi ama her zaman ilk 11 oynadı. şimdi çıkmış, gitmek istiyor. o zaman niye 4 yıllık sözleşme imzaladın? kötü bir futbolcu karakteri var ortada, sorunlarını medya aracılığıyla hem de eli kuvvetliyken çözmek isteyen. varsa talibi kulübe gelir anlaşır, gidersin ya da menajerine talimat verirsin bana kulüp bul diye. şimdi bir sürü konuşma olacak; kalmak istemeyen oyuncuyu göndermek lazım diye. ama yönetim bu transfer için 4 yıllık 25-30 milyon euro tutarında bir planlama yapmış. üstelik bizim takımlarımız giden veya satılan oyuncuların yerini doldurma planlarını yapmıyor(bakınız tuncay, aurelio). kısacası zor bir durum 31 ağustos a kadar güiza transfer yapamazsa, küçük emrah gibi dolanacak ortalarda. sonrası kıvırmaca olacak büyük ihtimalle; bir röportaj : fenerbahçe büyük camia diyecek.

29 Haziran 2009 Pazartesi

GÜNÜN SÖZÜ

inter in yeni transferi motta : gülümsemeden futbol oynanmaz

FENERBAHÇE ÜLKER ve YENİ SEZON


şampiyonluğun 2-0 dan sonra kaybedilmesi büyük bir şok oldu. final öncesindeki gelecek sezon düşünceleriyle sonrasındakilerde acaba değişiklik oldu mu? yabancıların sözleşmeleri devam ediyor, tanjeviç in de. bugün rubio dedikoduları çıktı ama dedikodudan öteye gideceğini sanmıyorum. yerli rotasyonu içinde fazla seçenek görünmüyor. bu durumda eldeki yabancılardan bir veya ikisini elden çıkarıp, yerine daha iyilerini almak gerekiyor. bu sezon faydalanılamayan giricek ten gelecek sezon beklenti büyük olacaktır. efes inde hedef büyüttüğü sezonda fb ülker in işi daha da zor olacak.

LAPORTA :"stratospheric offer"


laporta man.city nin eto'o için önerdiği 30 milyon euro için böyle niteleme yapmış. bu gösteriyor ki eto'o yla da anlaşırlarsa bu transfer gerçekleşecek gibi gözüküyor. sözleşmesinin bitimine bir yıl kaldığı için laporta böyle düşünüyor olabilir. barcelona yönetimi takım içinde sorun yaratan oyunculara hiçbir şekilde tolerans göstermiyor. önce ronaldinho, deco, edmilson, bu yılda eto'o. zaten isteseler bir yılı kalan sözleşmesini rahatlıkla uzatabilirler(valdes e yıllık 7 milyon veren bir kulüp sonuçta). kulüp şu anda eto'o boşluğunu nasıl dolduracağını düşünüyordur bence ya da ismi saptamış transferi için uğraşıyorlardır.

KÖYBAŞI



ne sol bekmiş ama...
gaziantep ve serdar kurtuluş tur bu işten karlı çıkan. antep 6.5 milyon euro yu cebe koydu, serdar da zaten oynama şansının olmadığı bir takımdan ayrıldı. gaziantepspor onun için şanstır, kendini geliştirebileceği, istikrara kavuşabileceği bir takımdır. beşiktaş kısmına gelince; evet ihtiyacı olan bir bölgeye yapılmış bir transferdir. ancak fiyat biraz ilginç; toplam maliyet 9 milyon euro civarinda. sadece şu bilgiyi verip, başka bir şey yazmıyorum:
roma sol bek ve açık oynayabilen norveçli john arne riise yi liverpooldan geçen sene, riise 27 yaşındayken 5,5 milyon euro ya transfer etmişti.

LOEB TAHTTAN İNDİ


loeb ilk 5 yarıştaki efsanevi başlangıcın ardından son 3 yarışta yalnızca 7 puan toplayınca liderliği ford pilotu hirvonen e kaptırdı. geriye 4 yarış kaldı ve ikili arasındaki puan farkı 1. yani sezon yeniden başlamış durumda. hirvonen loeb den 3 yarış daha kazanmasına rağmen puan olarak üstüne çıktı. istikrarlı bir performans çizdi(2 kez birinci, 4 kez ikinci, 1 kez de üçüncü). loeb ilk 5 yarışı kazanınca f1 benzeri sezonun kalan kısmının sönük geçeceği düşünülmüştü ama motorsporları işte, ne zaman ne olacağı belli olmuyor...

ÜLKEM MANZARALARI BREZİLYA DA


güney amerika ülkeleri fena halde türkiye ye benziyor, hele ki brezilya. palmeiras yönetimi barcelona 21 yaşındaki oyuncusu keirrison a talip olunca, oyuncuyu transfer görüşmeleri bitinceye kadar kadro dışı bıraktı. bunun üzerine takımın teknik direktörü luxemburgo da oyuncuyu bir daha hiç kadroya almayacağını söyledi. yönetim de bu gelişmelerden sonra luxemburgo yu görevden aldı.

27 Haziran 2009 Cumartesi

JUNINHO VE SÜPER LİG


juninho çok da yüksek olmayan bir maaşla katar a gitti(yıllık 2.5 milyon euro). yusuf un dengeleri değiştirebildiği ligimizde ben en çok topuz u satan kayseri nin böyle bir oyuncuyu alması gerektiğini düşünüyorum, para da var nasılsa, hem aldığı para neredeyse topuzun kayseri den istediği para...

AVRUPA DA FUTBOLCU KAZANÇLARI


real madrid in son iki yıldız transferinden sonra milan ve kaka başlarını taşlara vuruyorlardır heralde real in ronaldo için verdiklerinden sonra, hem bonservise hem de oyuncuya yaklaşık 1.5 katını verdiler. bu arada ibra tahttan inmiş oldu. ronaldo nun 13 aldığı yerde kaka 9 mu almalı? peki raul ne alacak bu yeni dönemde?

26 Haziran 2009 Cuma

HASAN ŞAŞ, BATUHAN, GÖKHAN ZAN, VOLKAN DEMİREL

ilginç şeyler oluyor...

üç büyüklerin transfer politikaları artık tamamen iflas etmiş durumda. plan, program, vizyon hak getire. bazı örnekler verelim birebir oyunculardan canlı yayınlarda duyduğumuz: mesela batuhan karadeniz der ki: 2011 yılına kadar sözleşmem var, kiralık kontratım(es-es le) bitti, yeni sezonla ilgili kimse beni henüz aramadı, eskişehirspor la bir yıl daha kiralık oynamak için anlaştım, beşiktaş ı bekliyorum. en taze örnek: gökhan zan unutkanlık sonucu sözleşmesindeki opsiyon devreye sokulmadığı için başka takıma bedelsiz gitti. hasan şaş 11 yıllık galatasaray kariyerinin sonuna geldiğinin haberini gazetelerden alıyor, o da aynı cümleyi kuruyor: beni kimse aramadı. bari arayın biz seni düşünmüyoruz deyin. en planlı gibi görünen fenerbahçe de de durum pek farklı değil, tuncay ve aurelio gibi takımın en değerli oyuncuları takımdan bedelsiz ayrılmışken, bu sezonda aynı durum devam ediyor. kaleci volkan ve lugano şu an serbest. üstelik en verimli yaşlarındalar.(27,28) değerleri toplamı ikisinin en az 12 milyon euro. madem volkan la devam etmek istiyosunuz, uzatın euro 2008 sonrası sözleşmesini.

sivas 8-10 milyon euro bütçeyle son iki sezonda toplamda lig lideri, beşiktaş nobre ye yıllık 2.3 milyon euro verebiliyor. fenerbahçe nin iki oyuncudan kaybı ortada, ya da topuz a verdiği bonservisle takım kuruluyor. otuzundaki poulsen için 7 milyon euro vermek normalmiş gibi görülüyor. beşiktaş 5 milyon dolara sattığı oyuncuyu 4 milyon euro ya 8 yıl sonra geri alıyor, üstelik son sezonunu bu oyuncu oynamadan geçirmiş ve de giderken aldığı paranın 5 misli maaşı 4 yıl garanti ediyor.

bu kulüpler nasıl ayakta kalıyor, anlamak mümkün değil...
(not:trabzon a hiç değinmiyorum, yepyeni bir anlayışla, teknik direktörden önce yardımcılarını belirleyecek durumdalar...)

12 Mayıs 2009 Salı

YENİ SEZON

Bu yıl avrupa transfer piyasası krize rağmen alt üst olacağa benziyor... italya da inter, milan ve juventus istediklerini bu sezon bulamadılar. İkisi kesin hocasını değiştirecek, kadrolarına da ciddi eklemeler planlıyorlar, ilk bomba juventus tan geldi diego haberiyle. İspanya da real madrid seçim sonrası piyasayı canlandıracaktır. Hem hoca hem çok sayıda oyuncu alacaklar. Barcelona nın mevcut iyi kadrosunu en az 3-4 kalburüstü oyuncuyla takviye etmesi bekleniyor. İngiltere ye gelince chelsea hoca değiştirecek, diğer takımlar da ciddi harcamlar yapacaklar. Benitez artık şampiyonluk için son denemelerini yapacağı için keane örneğini düşünerek daha ciddi isimlere daha ciddi paralar verecektir. Tabii bir de bayern münih cephesi var orda hem hoca hem de kadroda değişiklik yaşanacak. Tahminim sezonun en ciddi aktörleri ; ribery, silva-villa ikilisi ve kaka,ronaldo dedikoduları olacaktır.

8 Mayıs 2009 Cuma

SULTAN SÜLEYMAN


Solomon un gelişi Fenerbahçe Ülker in sorunlarından birini büyük ölçüde çözecektir. Sezon başında Solomon un gidişiyle açılan 1 numara pozisyonuna alınan Green den yeterli verimi alamadı. Aslında Green, Solomon a kıyasla oyun karakteri olarak Tanjeviç in daha çok istediği bir oyuncuydu. Daha çok takımı oynatan, spektaküler olmayan, daha yalın ama takımdaki diğer oyuncuların aynı seviyede oyuna katkı yaptıracak bir oyun kurucu profiliydi. Fakat gerek fiziki özellikleri gerekse takımı oynatmaktaki performansı açısından hep Solomon arandı. Özellikle sertlik seviyesi yüksek euroleague maçlarında Green oldukça yetersiz kaldı. Üstelik sadece hücumda değil savunmada da Solomon gibi üst düzey bir ön alan savunmacısının olmamasıyla topa baskı yapamadı Fenerbahçe Ülker. Üstelik Green neredeyse alternatifsizdi. Bu koşullar altında takım geçen seneki performansın altında kaldı. Giden Solomon un da NBA de pek mutlu olmaması yolların tekrar kesişmesine neden oldu.

Galaasaray maçını da izledikten sonra öncelikle Solomon un seyirciyi heyecanlandırdığını, takıma hava getirdiğini net bir şekilde söyleyebiliriz. Fenerbahçe ülker sezon başından beri en sıkıntılı olduğu bölgede artık çok rahat. Solomon, Green hatta gerekirse Mrsiç ve Preldziç le artık oyun kurucu mevkiinde takım sorunsuz hale geldi. Solomon un oynamasıyla birlikte hücumda yaptığı penetreler sayesinde hem uzunlara hem de dış oyunculara eskiye oranla daha rahat pozisyonlar olacaktır. Solomon un Avrupa nın en iyi dış savunmacılardan biri olduğunu düşünürsek takım savunmasına Green e oranla yaptığı katkı çok daha fazla olacaktır. Bunların dışında Solomon un bir oyun kurucu olarak yapması gereken en önemli işlerden biri de Giricek i devreye sokmak olmalıdır. Çünkü Giricek gerek sakatlıklar, gerekse yeni bir ülke ve yeni bir sisteme gelmesi nedeniyle şu an Tanjeviç in sistemine dahil olamamış durumda, onu sisteme sokmakta da en büyük rol tabii ki Tanjeviç le birlikte Solomon a düşüyor.

Tüm bunların dışında Solomon un gerek insani gerekse oyun karakteri açısından Tanjeviç le pek uyuşmadığı biliniyor. Ancak yönetim bu oyuncuyla 2.5 sezonluk bir anlaşma yaptığına göre Tanjeviç in de onayı alınmış demektir. Zaten Tanjeviç e rağmen böyle bir transfer gerçekleştiyse sezon sonu Fenerbahçe Ülker i daha çarpıcı gelişmeler bekliyor demektir.

TRABZON


Sadri Şener i başkan olduğu günden bu yana en büyük yanlışı Ersun Yanal ı takımın başından göndermek olmuştur. Sezon başında tüm Trabzonlulara deselerdi ki sezonu 3. tamamlayacaksınız hiç kimse bu duruma itiraz etmezdi. Yönetim dahil herkesteki ortak görüş şuydu: bu takım yeni kuruldu, yirmiyi aşkın transfer yapıldı, bu sezon bir yapılanma yılı, önemli olan gelecek sezon. Yani bu sezon avrupayı getirecek herhangi bir pozisyona tüm Trabzonlular razıydı. Fakat takım lige iyi başlayıp, şampiyonluk ümidi belirdikten sonra Trabzonspor un özellikle içerde kaybettiği puanlar, yerel medyanın Ersun Yanal üzerinde ciddi bir baskı kurmasına neden oldu. Birçok yönetim gibi Sadri Şener yönetimi de bu baskıyı kaldıramadı. Şimdi elde Ersun Hoca nın isteğiyle alınmış yirmiyi aşkın futbolcu var. Bu transferler için ciddi paralar harcandı. Beğenilsin ve beğenilmesin Ersun Hoca bir sistem oturttu takıma. Şimdi her şey sil baştan yapılacak. Yeni bir hoca bulunacak, yeni transferler yapılacak. Trabzon yönetiminin yapması gereken takımdaki düşüşü analiz edip, yeni sezon için önlemler almak olmalıydı. Birkaç nokta transferle kadroyu genişletmek veya takımdaki kondisyon düşüşünü engelleyecek bilimsel çözümler bu önlemlerden birkaçı olabilir. Ama yönetim alması gereken en kötü ve en kolay kararı aldı. Önemli olan böyle zamanlarda hocanın arkasında durabilmektir. Takımın performansı düşmüş olabilir fakat istikrar adına en azından bir sezon daha Ersun Hoca ya rahat çalışma ortamı yönetim tarafından sağlanmalıydı. Başkan dahil tüm yönetim taraftar ve yerel medyanın dolduruluşuna gelmiş gibi gözüküyor.

Ersun Hoca nın da burdan dersler çıkarması gerekiyor. Mesela neden tüm takımları sezona müthiş başlayıp sonradan önlenemez biçimde düşüşe geçiyor, elindeki forvetlerin gol yüzdesi ortadayken neden Alanzinho yerine iş bitirici bir forvet düşünülmedi ya da Hüseyin-Selçuk ikilisine alternatif yaratmaya çalışmadı?

Trabzonspor tüm bunlara rağmen yeni bir kadroyla ilk yılında büyük ihtimalle ligi üçüncü bitirecek. Her şeye rağmen yönetim hocasının arkasında durup takımın sorunlarına birlikte çözüm aramalıydılar.

4 Şubat 2009 Çarşamba

DUETTO SPIDER




GÖRÜNEN KÖY


fenerbahçe ülker tanjevic yönetiminde 2.sezonunda tam olarak tanjevic in istediği gibi bir düzene kavuştu. kadronun tamamı hatta dışındakiler(ibo) tanjevic in istekleri doğrultusunda şekillendi. doğrusu da bu zaten. ancak sorun burada başlıyor. solomon un gidişi, mrsic in yaşı itibariyle 2 numaraya kaymasıyla oyun kurucu eksiği oluştu. buraya aylar öncesinden yapılan anlaşmayla marques green alındı. green kimdi; son sezonunu italyanın çıkış yapan takımı avellino da, bir önceki sezonu ise ted kolejliler de fena sayılmayacak istatistiklerle geçirmiş bir oyuncu. eksik yönü kısa boyu nedeniyle savunması olacak gibi görünüyordu. kadroya komple olarak bakıldığında 1 numara dışında avrupa nın belki en kaliteli 5 kadrosundan birisi. üstelik bu iyi kadronun tamamı neredeyse 3 sezondur birlikte oynuyor. ancak basketbolda oyun kurucu herşeydir.yani bu kadroya belki biraz daha para harcayıp ya da ona bile gerek kalmadan takım oynatacak, boş kaldığında cezayı kesecek, belirli bir düzeyde savunma yapacak bir oyun kurucu almak gerekiyordu. ancak gelinen nokta green in bunları şu ana kadar yapamadığını gösteriyor. üstelik kadroda net bir alternatifi de yok. kerem tunçeri şansı da menajeri nedeniyle kaçırıldığına göre sezonu fenerbahçe ülker bu şekilde tamamlayacak. beko liginde şampiyonluk şansı hala en yüksek takım fb ülker, ancak euroleague de bir adım daha yukarı gitmek için daha fazla gerekecek. bu sezon önemli bir fırsat kaçmış olacak, çünkü avrupa lılar çok ciddi paralar harcadılar ama inanılmaz düzeyde diyebileceğimiz bir takımda görünmüyor. herşey 2010 için deyip kayıp sezonlara üzülmemek elde değil.

2 Şubat 2009 Pazartesi

KRATOCHVIL, BÜLENT KORKMAZ, ERGÜN PENBE, TUGAY KERİMOĞLU

kratochvil e yapılan saygısızlık malum. adam 7 sene oynamış denizli için, siz yabancı kontenjanında yer açmak için transferin bitmesine 2 gün kala, hem de sezon ortasında adamı serbest bırakıyorsunuz, aman ne güzel. ondan sonra denizli kümede kalmış şöyle olmuş böyle olmuş, renkli kravatlar falan ... bazı şeyler ülkemizde böyle maalesef. beşiktaş ta üst üste 3 sezondur oynayan yerli yabancı kaç oyuncu var. ya da fenerbahçe aynı sezonda 3 kaptanının takımdan ayrılışına engel olabildi mi veya ayrılmasınlar diye çaba sarfetti mi? galatasaray ve türk futbol tarihinin en önemli oyuncuları bülent korkmaz, hakan şükür, arif erdem, hakan şükür, ergün penbe futbolu nasıl bıraktı? peki meira nın bonservisi kaç milyon euro? ama lafa gelince tugay bilmem kaç yaşında hala futbol oynuyor deniyor. bırakmadınız ki adamlar oynasın. ondan sonra bilmem ferguson kaç sene şampiyon olmamış ama takımdan kovulmamış, milan 10 senede bir kaptan değiştiriyormuş, wenger gelsin beni görsünlafları söyleniyor. marka değeri, futbol sevgisi, vefa herşey birbirine girmiş durumda anlayacağınız...

29 Ocak 2009 Perşembe

FENERBAHÇE DEĞİŞİYOR MU?


3 ü kupa, biri lig ocak ayında saraçoğlu nda oynanan 4 maça göre fenerbahçe nin futbolunu ilk yarıya göre daha hareketli tek topa dayalı bir oyuna dönüştürdüğünü söyleyebiliriz. daha hırslı, basan, beklerini daha etkili kullanan bir fenerbahçe. üstelik konsantrasyon sürekli üst seviyelerde. tabii ki bu durumu deplasmanda da gözlemek gerekli. bu oyuna rağmen bol pozisyon ve goller bulunamamasının nedeni ise en uçta oynayan iki oyuncu: alex ve güiza. tamam alex fenerbahçe ye çok şeyler vermiştir ama aragones in uygulamaya çalıştığı bu oyun planında bu haliyle oynaması zor görünüyor. güiza ise bu sistem de neredeyse imkansız, üstelik elde semih varken. bir notta aragones için; daha önceleri antrenman kaçıran oyuncu oynatmadığını gördük, hatta zaman zaman 18 e bile almadı. ama trabzon maçında antrenmansız selçuk u oynatması şunu gösterdi. ya selçuk a çok güveniyor, ya da hala deniz i ilk 11 seviyesinde olmadığını düşünüyor.

22 Ocak 2009 Perşembe

2. YARI BAŞLARKEN

birçok kişinin ortak favorileri son senelerde olduğu gibi yine fb ve gs. sivas ve trabzon yarışı ne kadar götürür kestirmek zor ama sivas için geçen senede aynı şeyler söyleniyordu. tuhaf olan ilk dört bu takımlar birbirleriyle oynayarak ikinci yarıya başlıyorlar ve son hafta bir kez daha oynayacaklar. bu durumdan en çok sebeplenmek isteyen kuşkusuz mustafa denizli. ilk maçlarda evlerinde oynayanlar için kazanmak çok önemli olacak ama daha sonra oynanacak 17 maç daha var. zirve yarışındaki takımların ilk yarıdaki kadar kolay puan kaybetmeyeceklerini düşünüyorum. fenerbahçe derbileri dışarda, galatasaray uefa da devam ediyor, birkaç tur daha atlarsa ligde mental olarak olarak sorun yaşayabilir. beşiktaş ın hiç mi şansı yok derseniz, işleri zor gözüküyor, onların şansı denizli nin kabiliyetine kalmış durumda. sivas mehmet yıldız olayından iyi sıyrıldığını düşünüyor ama bunu maçlar başlayınca göreceğiz. trabzon ise yusuf u almayarak ya da alamayarak doğru bir iş yaptı. iskelet kadrolarında önemli bir sakatlık olmaz ve de biraz da şansları yardımcı olursa yarışı son haftaya kadar götürmemeleri için hiç bir sebep yok, zaten onlar için bu durum bu sezon için başarı sayılmalıdır.

8 Ocak 2009 Perşembe

60 DAKİKALIK ALEX


son dört maçta üst üste 60. dakikada oyundan alındı. aragones belli ki alex in temposundan memnun değil. ama işin içinde kontrat yenileme olunca akla başka şeyler geliyor. aragones in böyle hesaba gireceğine sanmam. hafta içi antrenman kaçıran, maç içinde az koşan kendini kenarda bulur. ilkini yapan en kritik maç bile olsa 18 e giremez. kontrat yenilemeye gelince alex e şu an aldığının aynısı teklif edilirse alex kalır. değilse fazla verene gider. veren çıkar mı o ayrı. tabii bir de fenerbahçe tarafı var.

26 Aralık 2008 Cuma

YILDIZ MEHMET


türkiye deki transfer piyasasını anlamak imkansız. mehmet yıldız sezon sonu sözleşmesi bitecek. birinci ağızdan bülent uygun galatasaray ın yıldız için 3.5 milyon Euro artı Necati ve Mehmet Güven'i bonservisiyle, Aydın'ı ise kiralık olarak önerdiğini söylüyor. diğer taraftan fenerbahçe nin ise 5 milyon dolar artı gürhan teklifi konuşuluyor. galatasaray ın elindeki kadroya yıldız ne kadar gerekli tartışılır hele baros un performansı, nonda nın uzatılan sözleşmesi düşünülünce. üstelik kulubün ekonomik durum ortada. mehmet yıldız bu koşullarda galatasaray a gelirse kadroda ümit karan düşünülmüyor demektir. gelelim fenerbahçe ye . eldeki kadroyu düşününce yıldız transferi gerekli, hele ki tek forvetli sistem sürecekse. tabii bu arada yıldız ilk 11 de oynar mı ya da oynatılır mı o ayrı. fiyat konusunda aynı durum burda da geçerli. haziran da serbest kalacak oyuncuya bu para verilir mi? geçen sene 3 milyon euro istediler kimse vermedi bu oyuncuya.

bir fikrim var ama gerçekleşmesi çok zor.

şu anda yurtiçinden galatasaray ve fenerbahçe den başka yıldız a bu paraları verecek takım yok. yurtdışından hiçbir takım bu ayarda bir oyuncuya konuşulan paraları vermez zaten. iki takım anlaşsın, haziran a kadar sabretsin, sonra yıldız nereyi seçerse oraya gitsin. nasıl ama?